Hammadde İthalatında Yeni Tebliğ Hakkında Bilgilendirme 2

Değerli Sektörümüzü Bilgilendirme,

17 Şubat 2015 tarihinde yayınlanan tebliğin yorumlanması, uygulanması ve mahiyeti konusunda itirazlarımız ve düzenleme taleplerimiz ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Münferiden Vakfımızdan bilgi alan sektör mensuplarının yoğunluğunu göz önüne alarak sizleri bilgilendirmeye devam ediyoruz.

Bilginiz gibi bu tebliğde değişiklik yapılmadan önce ithalatçılar gelen orijinal hammaddelerinin, orijinal olduğunu beyan ederek hammaddeleri gümrükten çekebiliyordu. Geri dönüşmüş malzemeler ise yine bu tebliğde belirtildiği şekilde kontrol atlında ithal edilebiliyordu. Bu sistem gayet güzel işleyen bir sistemdi. Ancak yeni tebliğ değişikliği ile artık beyan yerine analiz ve analizin onaylanmasına dayanan, uygulanamaz ve dolayısıyla sektörü felç eden bir duruma döndü. Gümrükte mallar yığıldı ve hala katlanarak yığılmaya devam ediyor. Ülke sanayicisinin ihtiyaç duyduğu tüm hammaddeler önce masraflı, vakit kaybettiren ve uygulaması mümkün olmayan bir yöntemle orijinal olduğunun ispatlanıp sonra ithal edilebileceği bir hale geldi.

Bu tebliğde meydana gelen değişikliğin sebebi ise Petkim tarafından açılmış olan, tebliğin beyan sistemine ilişkin hükümlerin iptali davasıdır. Ekonomi Bakanlığı da bu karar uyarınca 17 Şubat 2015‘de yayınlanan tebliğ değişikliğine gitmiş ancak ortaya çıkarılan yeni tebliğ sektörün işleyişini felç eden bir hale bürünmüştür.

Ancak tebliğ yürürlükte olduğundan zaman ilerlemekte, 17 Şubat sonrası yüklenen mallar gümrüklerden çekilememekte ve problem hızla artmaya devam etmektedir. Nitekim an itibariyle; başta Gürbulak ve Mersin olmak üzere, malları gümrükte bekleyen birçok sektör mensubumuz vardır. 17 Şubat'tan sonra yüklenen malları olan sektör mensuplarımıza ait malların limana varması sonrasında ise yaşanan sorunlar katlanacaktır. Yeni ulaşan bilgiye göre parsiyel yüklenen konteynerlerde plastik hammaddesi bulunması durumunda, tüm mal gümrükte beklemeye alınmaktadır. Dolayısıyla bu tebliğ artık sadece sektörümüzü değil diğer sektörleri de zora sokar noktaya gelmiştir. Şu an için özellikle Gaziantep ve Adana’daki fabrikalarımızda üretimi etkileyecek noktaya gitmektedir.

Cuma günü çekilen, Gürbulak Sınır kapısındaki tır kuyruğunu gösterir fotoğrafları paylaşmış, kapıda 1100 tırdan oluşan 10 km’lik bir kuyruk olduğunu bildirmiştik. Buradaki rakam bugün itibariyle 2500 tıra ulaşmıştır. Yine uyardığımız gibi Türkiye’nin diğer gümrüklerine 17 Şubat sonrası yüklenen mallar varmaya başlamış ve sorun katlanarak artmaya başlamıştır.

Geçen hafta Ankara'da gerçekleştirdiğimiz toplantılar ve konunun basında da yer almasının ardından bu hafta sonu gerek Ekonomi Bakanlığı Müsteşarımız gerekse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarımız ve bürokratlarıyla yoğun bir telefon trafiği yaşadık ve konuyu Ekonomi Bakan Yardımcımıza aktardık. Ayrıca Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sn. Fikri Işık’tan tebliğin değişimi hakkında destek ve ilgilerini talep ettik.

Konu hakkında daha önceki bilgilendirmelerimizde de belirttiğimiz gibi sizlerle yaptığımız istişare toplantılarında oluşturduğumuz, gümrükte bekleyen mallarımızı serbest bırakacak ve sanayicimize ekstra masraflar oluşturmayacak çözüm önerilerimizi ilettik.

Çevre ve Şehircilik Müsteşarı Sn. Prof. Dr. Mustafa Öztürk, Petkim ve Sektörü temsilen PAGEV'i, 2 Şubat 2015 Pazartesi günü saat 10.00'da bir toplantıya davet etti. Çevre ve Şehircilik Müsteşarımızın başkanlık ettiği toplantıya Ekonomi Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü bürokratları da katıldılar.

Sektör görüşümüz öncelikle mümkünse eski tebliğe dönülmesi, mümkün değilse herhangi bir akredite kuruluştan test raporu alınmasının sektör için hem test maliyeti hem de gümrüklerde uzun bekleme maliyeti oluşturacağı, ayrıca bu testin hammaddenin orijinalliğini ispatlayamayacağı için bu önerinin uygun bir çözüm olmadığı yönündeydi. Yine bu tür bir yaklaşımın, sorunu tam olarak çözmeyip gümrüklerde yaşanan yığılmanın devamına sebep olacağını vurguladık. Biz bu hammaddeleri üreten firmaların dünya çapında büyük firmalar olmaları sebebiyle bunlardan alınacak ve ürettikleri hammaddelerin orijinal olduklarına dair bir yazının gümrüklerden mallarımızı çekmek için yeterli olması gerektiğini belirttik.

Ortada atık bir malzeme olmadığına göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın konunun muhatapı olmadığını, sektörümüzün bu işlemi gümrüklerde tamamlaması gerektiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda yığılma ve masraf oluşumunun sektöre kan kaybettireceğini vurguladık.

Bizim en öncelikli talebimiz, gümrük kapılarında bekleyen ve sanayimizi durma noktasına getiren malların acilen serbest bırakılması ve her geçen gün artan yeni beklemelerin engellenmesi yönündeydi. Tabii bunlar yapılırken en önemli konu, ülkemizin en başarılı sektörlerinden biri olan sektörümüze yeni ve büyük bir maliyet gelmesinin engellenmesidir. Özellikle bu tebliğ değişikliği çalışmalarını çok önemserken, yeni çıkacak tebliğin tekrar sektörümüze yük getirecek şekilde düzenlenmesi durumunda hiçbir anlam ifade etmeyeceğini vurguladık.

Dört saat süren bu toplantı neticesinde Sayın Müsteşarımız, tarafları dinlediğini, kanaatinin oluştuğunu belirterek, bürokratlarına tebliği yazmaları talimatını vermiştir. Bu satırlar kaleme alındığında tebliğ üzerinde çalışma hala devam etmekteydi. Sektörümüzün tebliği yazacak Ekonomi Bakanlığı'ndan konuyu yakından takibinin çok önemli olduğunu vurgulamak istiyoruz.

Yine toplantı sırasında şu anki problemin ana kaynağı olan Danıştay 10. Daire’nin 2014/3567 sayılı kararıyla ilgili Ekonomi Bakanlığımızın temyiz başvurusu yaptığını öğrendik. Dolayısıyla sektörümüzü gerçek anlamda rahatlatacak çözüm olan, eskisi gibi ithalatçı beyanı esaslı sistemle ilgili de Sektör olarak Ekonomi Bakanlığımıza hertürlü belge ve bilgi ile destek olma kararı aldık. Temyiz sürecine katkı vermek isteyen sektör mensuplarımız ise ilgili dava kararını ekte bulabilir.

Ayrıca sektörümüzle yapacağımız istişare toplantıları ve yeni çıkacak tebliğin içeriğine göre; iptal davası açılması noktasında da tüm sivil toplum kuruluşlarımızı da içeren bir çalışma içerisinde olacağız.

Gümrüklerde bekleyen mallarımız serbest kalıp, sanayimiz ihtiyaç duyduğu hammaddesine kavuşup, başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyada bizden mal bekleyen müşterilerimize kesintisiz hizmet vermeye devam edene kadar tüm sivil toplum kuruluşlarımızla el ele çalışmalarımız sürecektir.

Saygıyla bilgilerinize sunarız.

Yavuz EROĞLU

PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı

 

İLGİLİ DÖKÜMANLAR

Sayfa başına dön